Ankara’da 3 Lezzet Durağı

Ankara’da 3 Lezzet Durağı

ankara lezzet durağı

Merhabalar,

Ankaralı bir yazar olarak sizlere ilk kez merhaba diyeceğim yazımda, konunun Ankara’daki üç özel lezzet durağı ile ilgili olmasının ilgi toplayabileceğini düşündüm. Deniz havası eksik, memur şehri, sıkıcı ve boğucu bir kent denildiğine bakmayın. Ankara size lezzet konusunda beklenmedik teklifler sunuyor. Hazırsanız başlayalım 🙂

Ankara Lezzet Durağı 1: Trilye Balık

Ankara’nın en büyük süprizi, belki Boğaz’da bir restoranda bile kolay kolay karşınıza çıkmayacak lezzette deniz ürünlerini ve meze çeşitliliğini size sunmasıdır. Daha önce Kadayıflı Karides tattınız mı? Ankara’nın küçük ama ünü bir o kadar büyük lokantası Kalbur, sizi bu lezzetle tanıştırabilir. Ama gelin Kalbur bir sonraki yazılarımızın konusu olsun. Biz önceliği Ankara’nın ünlü balıkçısı Trilye‘ye verelim.

trilye balık - ankara 2

Trilye, Vedat Milor tarafından 5 yıldıza layık görülmüş Türkiye’deki ilk restoranlardan biri. Ankara Filistin Sokak’ta, vişne, kayısı, elma ağaçları ile süslü bahçeli bir villada. Sahibi Süreyya Bey, işine gönülden bağlı, değerli bir insan. İşine öyle sevgi ile bağlı ki, Trilye’nin hem dergisi, hem de “Trilye’nin Balık Sevdası” isimli bir kitabı var. Ben de bir kutlama amacıyla Trilye’nin eşsiz tatlarını deneme şansı elde ettim. Çeşit çeşit mezelerinin ve taze balığının tadı hala damağımda.

trilye balık - ankara

Denediğimiz tatlar o kadar farklı ve baskındı ki, unutmak da mümkün değil. Fiyatlar yüksek, ancak bu kaliteye değer. Size çok profesyonel bir servis ekibi yardımcı oluyor. Sadece yeni tatlar denemiyor, aynı zamanda balığınız ve mezeniz hakkında bilgilendiriliyorsunuz da. Limon sosunda servis ettikleri karides mutlaka denenmeli. Çok bilindik bir tat olan Köpoğlu mezesini de en iyi yapan adreslerden biri. Biz denemedik ama Leblebi Tatlısı çok ünlü. En sonunda ikram ettikleri nazar boncuklu lokumlar da çok şık. Ankara’ya yolunuz düşerse, deniz manzaralı olmasa da, aynı neşeyle balığınızı tatmanız için Trilye kesinlikle doğru adres.

Ankara Lezzet Durağı 2: Cafe J’adore

Canınız sıcacık bir kahve istiyor. Malum Ankara, şimdi ısınmış gibi dursa da çoğu zaman soğuk olur.  Sokaklarından karı eksik olmaz. Ankara’nın bembeyaz haline de en çok sıcacık bir kahve eşliğindeki sıcak sohbetler yakışır. Starbucks’tan, Cafe Nero’dan bıktınız, usandınız. Pek kolay bulunamayan,  lezzetli mi lezzetli Julius Meinl kahvelerinden bir bardak olsa iyi olmaz mıydı? O halde sizi şehrin Julius Meinl kahvelerini bulabileceğiniz tek adresi olan, küçük mü küçük, ancak bir o kadar sıcak cafesi J’adore ile tanıştırayım.

cafe j'adore - ankara

2 numaralı Ankara lezzet durağı Cafe J’adore, Çankaya Cinnah Caddesinde. Kuğulu Park’tan Cinnah’a doğru çıkarken hemen birkaç adım yukarıda kalıyor. Tunalı turuna çıkmışken uğraması hem çok kolay, hem de Tunalı’nın kalabalığından uzak. Kahvenizi benim de çoğu zaman yaptığım şekilde, kırmızı karton bardaklarda paket olarak da alabilirsiniz. Sakin sokağa atılmış birkaç masa sandalyesi var. İç dekorasyonu da insanı mutlu eden cinsten, çiçekli pastel duvar kağıtları ve kırmızı koltuklardan oluşan sıcak bir atmosfer sizi bekliyor.

cafe j'adore - ankara 2

Çok fazla çeşit bulunmuyor, zaten burası tam anlamda kahve ve pastaya yoğunlaşmış bir cafe. Elmalı pasta, tiramisu, cheesecake, hanımın elinden çıkma kekler, tatlılar, limonata, sıcak çikolata vs. bulabilirsiniz. Şiddetle tavsiye ediyorum 🙂

Ankara Lezzet Durağı 3: La Gioia

Ankara’da küçük bir alışveriş turuna çıktınız. Daha sonra da merkezi bir noktada oturup, limonatanız eşliğinde şehirimizi izlemek istiyor olabilirsiniz. Bu isteğiniz için çok uygun ve bir o kadar da şık bir adresimiz var. La Gioia, Beymen’in cafesi. Ankara’nın belki de en canlı noktasında bulunuyor. Çok şık bir bahçesi var. Bahçesinde oturduğunuzda, Tunalı’ya, Kuğulu’ya ve Arjantin yokuşuna hakim oluyorsunuz.

la gioia - ankara 3

Dekorasyon çok şık. Avrupa’daki küçük restoranları hatırlatıyor. Bir bardak çayın 12 TL olduğu bir ortammış gibi dursa da, Big Chefs, Kitchenette, The HouseCafe gibi muadillerinden ortalama 3-5 TL daha uygun fiyatlı olması insanı şaşırtıyor. La Gioia, Timboo Cafe ve yakınlarda kapanan Burger Story’nin de işletmecisi olan Crew Group’a ait. Belki de bu nedenle, Timboo ve Burger Story’e nazaran bir üst segmente hitap etse de, fiyatlandırma aklıbaşında yapılmış. Menüsü tipik bir brasserie menüsü, salatalar, makarnalar, pizzalar, ana sıcaklar… İkram olarak susamlı çıtır ve sirke geliyor. Ben Domatesli Şinitzel denedim, farklı bir tat, kendi spesiyalleri. Tavsiye edebilirim. Patates kızartması gibi sağlıksız atıştırmalıklar yerine sote ıspanakla sunulması da memnun edici.

la gioia - ankara 2

Hesapla beraber bir kutu da biscotti ikram ediliyor. Kutusu oldukça şık. Dört tane taze, fındıklı ve bademli biscotti ile ağzınızı tatlandırabilirsiniz. İnce düşünülmüş bir ikram. Hem hareketli konumu, hem farklı menüsü, hem de nispeten uygun fiyatları ile zincir restoranlardan sıkıldıysanız Ankara’da doğru bir adres.

Trilye, Cafe J’adore, La Gioia Brasserie derken küçük bir Ankara lezzet durağı turuna çıkmış olduk. Ankara’nın bize sunduğu süprizler ise bu kadarla sınırlı kalmıyor. Nice yazılarda daha buluşmak ve hep beraber daha fazlasını keşfetmek dileğiyle 🙂

Çok sevgiler…

PAYLAŞ
Dünyanın her köşesinden yeni tatlar bulup, denemek tutkum. Tasarım, seyahat ve alışveriş konularına olan ilgim de sonsuz. Bana armağan edebileceğiniz en iyi hediye, bir öneridir. Ben de size yeni fikirler ve öneriler armağan edebilmek amacıyla yazıyor olacağım.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK