“Bir Plaza Ceketi Rica Edebilir Miyim?”

“Bir Plaza Ceketi Rica Edebilir Miyim?”

“Bir plaza ceketi rica edebilir miyim?”

Yemin ediyorum oldu.

Bazı insanların “sahne”leri vardır. Onlar oraya aittir. Orada devleşirler. Normalde mesela küçücük adamlar/kadınlardır. Sen onu sokakta görsen tanıyamazsın. Birçok ünlünün, gündelik hayatta tanınmama nedeni bu olmalı. Bunu şu an anladım ve aydınlandım sanırım.

Ancak, bazı tipler var ki onların neden orada olduğunu anlamak mümkün değil. Bu kadar işsiz insan varken, neden o orada mesela?

Bir süredir bizim şirkette stajyer pozisyonunda bulunan sakil kızı işe aldılar! Ona burada bir pozisyon verdiler yani. Ve bütün dünyaya tek tek durumu anlatsam da içime sığdıramadığım bu coşkun öfkeyi dindirmek üzere tabi ki mesaiden sonra alışverişe çıktım.

Yeni sezon ceketler için tek bir kelime söyleyebilirim: Destansı

Plaza yakınlarında bulunan AVM’lerin de çakma Manhattan insanlarıyla dolu olduğu fikrine içimden kıs kıs gülerken, vitrinlerden birine adeta yapıştım. Aşkın her yerde karşımıza çıkabileceğine, bir cekette, evet, spor deri ceketin birinde bile karşınıza çıkabileceğini o an anladım. Sonra fark ettim ki ceketler her yerde!

Sonbahar gelmiş. İşten güçten kafamızı dışarı uzatıp hava mı alıyoruz ki?

“Bir plaza ceketi rica edebilir miyim?”
Chanel Kırmızı Deri Ceket
“Bir plaza ceketi rica edebilir miyim?”
YB-358 Tarçın Deri Ceket

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üniformanın bir parçası olarak ceket

Ceket, malumunuz, resmi dairelerin, plazaların, kıyafet yönetmeliği olan kurumların ve birtakım kendini büyük ölçekli, uluslararası şirket zanneden ama vizyon yoksunu firmanın vazgeçilmez ofis çalışanı formasının bir parçası. Haliyle bende de sanırım yüzlercesi bulunuyor.

Bazı insanların okusa da okumasa da kitap satın alma alışkanlığı olduğu gibi bende de ceket için aynı durum söz konusu. (Ayakkabı başka. O hava gibi, su gibi temel ihtiyaç maddesi.)

Bu sezon ceketler için kodladığım kelime: Destansı. Tam iş için bir kumaş ceket seçecek oluyorum, pat gözüm spor cekete gidiyor. Tam deri ceketlere bakayım diyorum, hop şurada bir blazer, bir track ceket derken çılgınca ceket askılarını karıştırdım bütün dükkanlarda.

“Bir plaza ceketi rica edebilir miyim?”
Garnili Bayan Deri Ceket
“Bir plaza ceketi rica edebilir miyim?”
Xeria Bayan Deri Ceket

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Plaza ceketi”

Derken, o geldi. O sakil, o sevimsiz, o… İnsanlar demek böyle cinnet geçiriyor.

Ve ağzını, gözünü eğe eğe, “Ya canım bakar mısın? Ceket alcam ama bilemedim. Şöyle plaza kıyafeti için… Şöyle plaza ceketi…”

O an ya ben Nirvana’ya ulaştım, ya o bana geldi emin değilim. Gözlerim kararmış.

Ceket. Ama “plaza ceketi”! Siz de şu an yıprandınız; eminim.

Sizin de şirketinizde, iş yerinizde, çalıştığınız kurumda bu tür varlıklar nefes alıyorsa, siz de alışverişe çıkın. Ama benim gibi onunla karşılamanın muhtemel olduğu AVM’lere değil, mümkünse başka bir kıtada, başka bir dünyadaki AVM’ye gidip, ceketlere bakın.

Çünkü, bu sezonun ceketlerine ba-yı-la-cak-sı-nız!

PAYLAŞ
Annemin topuklu ayakkabılarını giymeye başladığımdan beri modayla ilgileniyorum. Straplez badilerimden etek yapıyor ve bir kıyafeti en az üç farklı şekilde kullanabiliyorum. Issız adaya düşsem muhtemelen yanıma en sevdiğim 3 ayakkabımı alırım.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK