BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR

BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR

BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR

80’lerde çocuk olanlara, 90’lı yıllar hep on sene öncesi gibi gelir genellikle. Sanki on sene önceydi ilkokul, ortaokul sıralarında sevdikleri sanatçıların gazete ve dergilerde çıkan fotoğraflarını biriktiren kızlarla dolu o sınıflar. Birbirleriyle yarışa girer, aynı sanatçıyı sevenler, buldukları fotoğrafları aralarında yarıştırırlardı. Mory Kante’nin Yeke Yeke şarkısını kadın mı söylüyor, erkek mi diye iddialara girdiğimiz, Michael Jackson’ın aslında zenci olduğuna dair bize göre şehir efsanesi olan hikayelerin anlatıldığı bir dönemdi 90’lar. Ve o zaman, babama ilk kez küpe takmak istediğimi söylemiştim. Sebebini sorduğundaysa, kızların uğruna kavgalar ettiği sanatçıların küpe taktığını söylemek zorunda kalmıştım.

Bu konu, bir süre evde ve aile dostları arasında eğlence konusu olmuştu. Kimse, aslında o dönemlerde de iyi ve uyumlu giyinme takıntım olduğunu hesaba katmıyordu. Küpe takmak istemem, tamamen kızların ilgisini çekmek içindi onlara göre. Eh, haklılık payı vardı tabii. Ama en çok da bu yeni akıma ben de kapılmak, farklı küpelerle okula gelip, sınıftaki diğer erkek çocuklara da havamı atmak istiyordum.

Sonuç olarak, elbette yaşım küçük olduğu için bana bu konuyu unutturmaya çalıştılar, alternatif hediyelerle dikkatimi dağıtmak istediler. Ancak, ben lise dönemine kadar bu konuyu unutmadım ve üniversite birinci sınıfta ilk iş gittim kulağımı deldirdim.

“Herkes bana mı bakıyor?”

Henüz 9 – 10 yaşlarındayken aklıma koyduğum bir şeyi en sonunda elde etmekten midir bilinmez, ilk küpemi taktığım anda herkes bana bakıyor gibi gelmişti. Sanki, suratımda koca bir dövmeyle geziyordum. Öyle bir his…

Ancak, yine de küpenin üniversite ortamı için bana farklı ve cazip bir hava kattığı da göz ardı edilemez. Farklı farklı modeller takmaktan, özellikle ilk senelerde parlak taşlı olanları, jean pantolon ve blazer ceketle kombinlemekten acayip keyif alıyordum. Kızlar da öyle düşünyor olacak ki – sağolsunlar – sınıfın popüler erkekleri kategorisinde bana da yer verdiler. Zaman zaman çevremde kızlar küçük halkalar oluşturuyor, çok çalışkan bir öğrenciymişim gibi benden ders notu istiyorlardı. Elbette maksat, ilişkiler gelişsin, ortam samimileşsin.

BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR
Pırlanta Küpe
BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR
Gümüş Küpe

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 İnsan hayatında bir kere çok fena aşık oluyormuş

Ben, biraz da “küpeli popüler çocuk” olmanın verdiği yetkiye dayanarak, kızlarla flörtöz dönemler geçirmeye fena halde alışmıştım. Bu nedenle, kimseyi çok fazla ciddiye almıyordum. Ta ki o güne kadar…

O gün, amfide önümde oturan kızlarla aramda küpeyle ilgili bir muhabbet döndü. Birisi küpeme daha yakından bakmak istediğini söyleyince çıkardım. O sırada hoca sınıfa girince sıranın üzerine bırakmışım; hatırlamıyorum. Dersten çıktım. Birkaç arkadaş kampüste yürüyüşe çıktık. Yavaş yavaş herkes öğrenci yurtlarına dağıldı; planı olanlar gitti; ben yalnız kaldım. Tek başıma, yüksek ağaçlıklı, öğrenci yurtlarının üst yolundan Tıp Fakültesi’nin kantinine, ev arkadaşımın yanına gidiyorum. Yokuşlardan, merdivenlerden çıkarak ilerlediğim bu yolda, arkamda derin derin nefes ve ayak sesleri duyuyorum ve bakıyorum…

BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR
Halka Küpe
BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR
Gümüş Halka Küpe

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

O küpe bir güvercinin kanatları arasında duruyor

Açık kahverengi, upuzun saçlar, kollarının iki yanında lüle lüle sallanarak, bir kız çıkıyor peşimden yukarı. Benim baktığımı fark edince gözlerini yere eğiyor, “Küpeni sıranın üzerinde unutmuşsun” diyerek bana doğru bembeyaz bir çift kanat uzanıyor sanki. Bembeyaz güvercin kanatları…

Çevremdeki diğer kızların aksine, o kadar doğal, o kadar iyi ki… Teşekkür edemiyorum; adını soramıyorum. Kaybolacak sanki. “Leyla benim adım. Aynı sınıftayız” diyor. Leyla… Şimdi nerede ne yaptığını bilmediğim, bir süre sonra ona hiçbir şey söyleyemeden yatay geçiş yaptığını öğrendiğim Leyla.

BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR
Siyah Pırlanta Küpe
BİR UFACIK KÜPE NELERE KADİR
Siyah Zircone Küpe

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer küpelerimin nerede olduğunu bilmem. Bazıları tesadüfen duruyor, bazılarını kaybetmişim. Ancak, o gün Leyla’nın güvercin elleri arasında tuttuğu o küpeyi saklıyorum. Siz siz olun, hiçbir şeyi ertelemeyin. O güvercin uçup gitmeden…

 

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK