Bir Londra Seyahati Kaçamağı

Bir Londra Seyahati Kaçamağı

Londra’nın benim hayatımdaki yeri bambaşkadır. Bir kere hayatımda ilk kez gittiğim yurtdışı şehri Londra’ydı ve ben bunun şans mı şanssızlık mı olduğunu hiç bilemiyorum. Zira, Londra seyahati sonrası gittiğim her Avrupa şehrinde Londra’yı aradım ama nafile tabii, benzemez kimse sana şarkısını söyleyip durdum devamında.

IMG-20140110-WA002

Sonraki 16 yılda ise Londra’ya gitmek için hiç bir bahaneyi kaçırmadım, şanslıydım. Bir de tabii iş icabı Londra’ya sık sık gitmem gerekiyordu ne mutlu ki 😉
Diyeceğim o ki, Londra benim ikinci şehrim desem yalan olmaz. Londra’nın arada tahtını sallayan tek sehir New York city, o izlenimlerimi de ayrıca anlatırım zaten…
 IMG-20140110-WA003
Londra ile ilişkim bu mihvaldeyken, 2013’ün son seyahatini de haliyle Londra’ya yaptım, 5 yaşımdan beri en yakin arkadaşım olan Evin’le beraber uzun hafta sonu kıvamında Noel ruhunu yaşamaya gidelim dedik, daha sonra Perşembe ve Cuma günleri ikimizin de işi olduğu için Londra’da toplantılarla geçti ama Cuma akşamından itibaren bingoooooo işte beraber şehrin en cool otellerinden W Hotel’deydik. Fotoğraflardan da görebileceğiniz üzere şehrin merkezinde Leicester Square’de rengarenk, capcanlı bir oteldi W hotel. O kadar seyahat ediyorum, ucuz pahalı bir sürü otelde konaklıyorum, W Hotel hakikaten çok güzel farklı ve trendy’ydi! Bir kere acayip güzel bir lounge bar’ı vardı, seyahatimiz boyunca gittiğimiz bir çok bardan daha eğlenceliydi! Odalar da inanılmaz büyük ve çok değişik dizayn edilmişti.
Netice olarak bu Londra seyahati süresince çok güzel restoranlarda yemek yedik, Soho’da çok güzel barlarda eğlendik, pub’lara gittik ve tabii ki Covent Garden’da açık havada oturup sıcak şarabımızı yudumlarken, bir yandan da amatör bir şarkıcının şarkılarını dinledik! Gerçekten çok güzel ve özeldi. Fotoğrafta nasıl keyifli olduğumuz belli değil mi zaten? ;))
Maalesef bu seyahatimizde pek bir müze seyahati yapamadık ama süper alışveriş yaptık. Özellikle ben, ikizlerin kıyafetlerini genelde Londra’dan alıyorum. Açıkçası iyi markalar Türkiye’de o kadar pahalı ki ben o kadar parayı vermek istemiyorum. Hele bir de Noel indirimine denk geldim ki sormayın gitsin.
IMG-20140110-WA000
Londra’da ben kendim için en çok the Sting, Uni Qlo, Gap’ten alisveris yapıyorum. Çocuklar için de yine Gap, Primark, TKmexx  en çok alışveriş yaptığım yerler. Yanımda 4 parça kıyafet götürüp bir kocaman valiz iki küçük valizle seyahat edince bütün kıyafetler ve aldıklarım rahat rahat sığdı. Tabii alışverişimin büyük ve taşımada en ağır kısmını kitap ve CD alışverişi oluşturdu. Ben hala geleneksel şekilde müzik dinleyen bir insan olduğumdan CD’lere hala çok para harcıyorum ve dinliyorum da…

Londra seyahati sonrası

Neyse bu kadar alışverişten sonra Picadilly line’la havaalanına gitmek harbiden çok maceralı oldu, benim valiz neredeyse kendini bir istasyonda dışarı atacaktı, sahip çıkmak için çok çabaladık, tabii Evin’cigimin valizleri taşımaktaki destek ve uzmanlığını da göz ardı edemeyeceğim 😉
Netice itibariyle sağ salim uçağımıza bindik, İstanbul’a geldik, damağımızda yaptığımız güzel Londra seyahati tadı… Şimdi ilk hedefimiz beraberce New York’a gitmek 😉 bakalım ne zaman başaracağız? :))
PAYLAŞ
Avukat, ikiz annesi, Bir Dilek Tut Derneği ve GYIAD (Genc Yönetici ve İş Adamları Derneği) Genel Sekreteri, çok seyahat eder, çok okur, çok konuşur, müzik ve sinema aşığı :)

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK