Her Şeyin Başı Sabahlık!

Her Şeyin Başı Sabahlık!

HER ŞEYİN BAŞI SABAHLIK!

Rapor aldım. Bir süredir evde hasta yatıyorum. Hatta o yüzden bir süredir yazı da yazamıyordum.

Sebebi ise daha önce de burada bahsetmiş olduğum biri. İş yerindeki sakil eski stajyer, şimdi ise ne iş yaptığını belirsiz bir ofis çalışanı olan arkadaş, artık nasıl yaptıysa, üşütmüş. Sadece üşütmekle de kalmamış, yakınındaki tüm virüsleri de toplayıp ofise getirmiş. Kendisiyle değil bir arada bulunmak, göz teması dahi kurmamak için özen gösteren ben, geçenlerde ne yazık ki kahve makinesinin önünde kendisiyle bir araya gelmiş bulundum.

Gergef işlermiş gibi ağır aşamalardan geçerek nihayet kahvesini fincanına dolduran Bayan Sakil, benimle yüz yüze gelip, aynı yöne doğru hamle yapınca, “Sen geçeceksin – ben geçeceğim” kargaşa esnasında önce benim suratıma, sonra kahvesine doğru hunharca hapşırdı.

Sonuç: Kahvesi küçük partiküller halinde hem benim üstüme hem yerlere saçıldı. Ben de şu an sabahlık ile bütünleşmiş, adeta ona mutualist yaşıyorum.

Bu sırada da Sabahlık ne önemli, meğer ne değerliymiş. Yaşayarak anlıyorum.

Ay! Ev üstüme üstüme geliyor!

Çok uzun yıllardır hafta içi gündüz evde oturmamış biri olarak bünyem beni git gide daha da hasta mı ediyor anlamadım, gözümü açıyorum akşam oluyor. Bakıyorum, sabahlık ve ben aynı pozisyonda duruyoruz.

Sabahlığı keşfedişim de dillere destan zaten. Çok şükür kolay kolay hasta olmadığım için evdeki miskinliklerimi genellikle eşofman takım ya da eşofman altı ve sweatshirt ile gerçekleştirdiğimden, bunların üzerine de giyecek bir şey arayabileceğim aklıma gelmemişti. Ancak bu sefer baktım ki değil eşofman altı, pijama içinden çıkmak mümkün değil. Resmen kolumu kaldıracak, kafamı döndürecek halim yok. Hatta boğazım şişmiş; sesim çıkmıyor. O derece!

Zar zor telefona ulaşarak, o gün ofisi aradım. Sekreter kıza, kısık sesimle sapık gibi fısıldayarak işe gidemeyeceğimi, hakkını helal etmesini, o sakilin mahkemeye verilmesine dair isteğimi vasiyetime özellikle ekleyeceğimi söyledim. Ama o beni ısrarla anlamayarak, suratıma kapattı. Anlayışsız mesai arkadaşımın da dahil olduğu e-posta listemdeki insanlara işe gelemeyeceğimi büyük puntolarla yazdım. Nihayet, “geçmiş olsun” e-kartlarıyla, üzülen suratlı smiley’lerle dolu geri dönüşler aldım.

Ancak, bu sevgi dolu e-postalar da bana yetmedi. Gittikçe ağırlaştım, miskinleştim ve ev üstüme üstüme gelmeye başladı. Yabancı dizilerdeki gibi haykırmak geldi içimden:

“Tanrı aşkına biri 911’i arasın!”

HER ŞEYİN BAŞI SABAHLIK!
Polar Sabahlık
HER ŞEYİN BAŞI SABAHLIK!
Gümüş Bayan Sabahlık

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kapıcı, sucu ve tanımlayamadıklarım

Ben evde yokken tüm bu insanlar ne yapıyorlardı anlamak mümkün değil. Yine ben, yine pijama ve sabahlık koltuktayız. Önce sucu geldi. Bu elbette kulağa oldukça normal geliyor. Ancak kendisini şayet evrene enerji göndererek çağırmadıysam, durup dururken gelmesi imkansız.

Fısıldayarak, “Ben su söylemedim” dedim. Yokmuşum gibi boş bakan gözler, “Anlamadım” dedi. Kapıyı kapattım. Bir süre sonra elinde küçücük bir kağıt parçasıyla tekrar aynı sucu kapıya geldi. Ben ve sabahlık bu sefer brutal bir şekilde “Su söylemedim!” diye bağırınca içimdeki o canavar çıkageldi. Sucu bir daha gelmemek üzere gözden kayboldu.

Ancak, henüz bitmemişti. Sucunun laneti kapıcı ve tanımlayamadığım tesisatçı-doğalgazcı-internetçi melezi ile – ne olduğunu algılamaya mecalim yoktu – devam etti.

Kulaklarım tıkandı. Duymadım. Bir süre sonra görmemeye de karar vererek uyudum.

Demem o ki sabahlık, çok başarılı bir ev arkadaşı. Kapıya bakarken, kıvrılıp yatarken, miskinleşirken, ağırlaşırken, her an sizinle olabilir. Onlara iyi bakın, onları koruyun. Topluma kazandırın. Çünkü her şeyin başı sabahlık…

HER ŞEYİN BAŞI SABAHLIK!
Suwen Sabahlık
HER ŞEYİN BAŞI SABAHLIK!
Altan Sabahlık

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PAYLAŞ
Annemin topuklu ayakkabılarını giymeye başladığımdan beri modayla ilgileniyorum. Straplez badilerimden etek yapıyor ve bir kıyafeti en az üç farklı şekilde kullanabiliyorum. Issız adaya düşsem muhtemelen yanıma en sevdiğim 3 ayakkabımı alırım.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK